MHP Rize Vekil Adayları
MHP Rize Vekil Adaylarından Tam Saha Pres !

Rize haberleri Rize'nin en genç haber sitesinde


  • 08 Mayıs 2020, Cuma 16:17
Salih Korkmaz

Salih Korkmaz

Devlet Çıkarı İçin Herkesle Pazarlık Kurup İş Yapar. !.

Devlet Rusya'ya meyilli adamı da kullanır (Perinçek)
Devlet İngiltere'ye meyilli adamı da kullanır (Abdullah Gül)
Devlet Amerika'ya meyilli adamı da kullanır (Davudoğlu)
Devlet AB ile uyumlu adamı da kullanır (Babacan)
Devlet tam Batıcı yapıyı da kullanır (CHP)
Devlet radikal sağın temsilcisini de kullanır. (Erbakan) Ki bunu çok kullandı.
Devlet milliyetçi adamı da kullanır. (Bahçeli) Devletin denge unsuru.
Devlet her odakla işe girebilen adamı da kullanır (Erdoğan) Çok yönlü merkez adam.
Sonra devlet hepsini tek çırpıda siler atar da.
Hepsi tarihe karışırken "devlet" hep kalır.
Devlet mekanizması çok farklıdır.
Particilik bu organizasyonu görmenizi engeller.
Peki, devlet nedir?
Dikkat.

Devlet ve hükümet ayrı şeylerdir.
Devlet "hükümet" üzerinden iş yapar.
Başarısız olursa suç hükümete kalır.
Hükümet devletin günah keçisidir.
Hükümetler silinip yok olup giderken devlet kalır.
Devlet müthiş bir özgürlük dönemi başlatır.
Aynı zamanda çözüm süreci başlatır. Davudoğlu gibi diyalog ve barışçı adamları öne çıkarır.
Çünkü çözüm diyalog ve barış üzerinden olur.
Karşı taraf barış ve diyalog dilinden anlamaz ve azarsa devlet Davudoğlu gibi yumuşak barışçı ekipleri alıp vurucu timlere görev verir.
Soylu gibi. Bahçeli ekolü gibi.
Bu arada merkez adam Erdoğan'ı otorite koruyucu olarak başta tutar.
Merkezde birinin durması gerekir.
Zor bir görevdir bu.
Devlet tüm yükü onun sırtına yükler.
Sevabın da günahın da keçisi o olur.
Zor bir roldür.
Ağır yüktür.
Şimdi dikkat.
Devlet baba, vatan ana, millet çocuklarıdır.
Vatan ana şevkatlidir.
Şevkatin değerini bilmeyene devlet baba müdahale edip tokatlar!
Devlet baba serttir. Rahat durmayanı tokatlarken ödüredebilir.
Devlet değişen şartlar ve duruma göre birçok işe ve pazarlığa girer.

Devlet eşittir menfaat ve pazarlıktır.
Devlet çıkarı için herkesle herşeyle pazarlık kurup iş yapar.
MOSSAD, CIA, BND, Çin, Rusya, ABD, İran farketmez.
Devlet karmaşık dünyada bunu yapmak zorundadır.
Bunu yaparken halkın ne dediğini önemseyemez.
Halk durumu kavrayamaz. Kavrasa da anlam veremez.
Halk devlet faaliyetinin 'unu ya bilir ya bilmez.
Parti siyasi lider peşinde koşarlar.
Devlet pazarlığa gireceğinde en başta saydığım seçeneklerden birini öne çıkarır kullanır.
İşi bitince çekil kenara der.
Devlet dernek ve vakıf yönetmeye benzemez. Uluslararası birçok "denge ve faaliyete" göre adım atar.
Bazen bir adım atıp iki adım geri geldiği de olur.
Bazen iki adım geri, beş adım ileri de olur. Bazen hiç adım atmaz. Dengeler zordur.
Unutma. Zor coğrafyadayız.

Devlet insan aklı gibi çalışmaz.
Bakmışsın çok kritik bir durumda çıkarı için ABD ve İsrail ile anlaşma yapar.
Halk "bu olamaz" der tepki gösterir.
O anki şartlarda yapılmak zorundadır.
Gün gelir Rusya ve Çin ile anlaşır denge kurar. Türkiye Cumhuriyeti eşittir denge politikası.
Unutma. Zor coğrafyadayız.
Osmanlı, devleti ayakta tutmak için kardeş katli getirmiş.
Padişah olan kardeşlerini öldürüyordu.
Otorite boşluğu oluşup da devlet dağılmasın diye. Devletsizlik kötüdür.
Çoğu zaman en kötü devlet hiç devletsizlikten iyidir. Suriye'ye bakın.

Türkiye Devleti beka sorunu hariç ticaret, finans, turizim v.b konularda çok elastik ve tavizkardır.
Olmayacak devlet ve kuruluşlarla anlaşmalar yapar.
Lakin herhangi bir devlet ve kuruluş "bekayı" tehdit ettiği vakit hiçbirşeyi tanımaz.
Ne denge ne gri politikaları!
Hiçbirini tanımaz.
Dünyanın en zor işlerinden biri Türkiye Cumhuriyetini yönetmektir.
Birçok ideoloji, fikir, inanç, akım oluşmuş. Hepsini herkesi dindirmek zordur.
Dindar kesimin bile yüz çeşit tonu var. Cemaat, vakıf ve tarikatların.
Bir de Alevi, Türk, Kürt, laik, dindar, liberal, komünist, demokrat, antilaik kesimler var.
Liste uzayıp gider.
Birine hak verdiğinde öbürü isyan ediyor. Öbürüne verince berikki isyan ediyor.
Başlıyor yaftalama.
Unutma. Ayrışmış halkları yönetmek zordur.

Mesela Erdoğan dönemini ele alalım.
Kürtlere hak verdi Türkçüler kızdı.
Aleviye hak verdi dindarlar kızdı.
Dindara haklarını verdi sol-laik kesim kızdı.
Sol-laik kesimin hoşuna gidecek hakları verdi dindarlar kızdı.
LGBT ve HDP'ye bile hak verdi. Sonuç ne?
Sonuçta herkes hakkını alırken kötü olan Erdoğan oldu.
Türkiye'yi yönetmek zordur. Hele adaletli yönetmek.
Şimdi en önemli yere gelelim ve bitirelim.
Not et.
Devleti çok yasaktan ziyade aşırı özgürlük yıkar.
Bizde özgürlüğünü alan her kesim devlet olmaya kalkıyor.
Kendini devlet sanıyor.
Devlet tokmağı vurduğunda hiçbir şey olmadığını anlıyor.
Devlet önce herkese özgürlük veriyor.
Özgürlüğün kıymetini bilmiyoruz. Birbirimizle didişip kaos oluşturuyoruz.
Otorite boşluğu oluşuyor.
Sonra devlet bir müddet özgürlüğü geri alıyor.
Başlıyoz devletten şikayete.
Özgürlük bize yaramıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Cuma namazı Önlemler alındığı takdirde kılınabilir mi?

yukarı çık