Rize haberleri Rize'nin en genç haber sitesinde

Rize'de Neler Oluyor ? Çingenenin Oğlu Oldu Tuttu Başhekimi ......

Kusura bakmayın ama bu tam da “çingenenin oğlu oldu tuttu önce (...) kopardı” misali Allahın köylüsünün bir üniversitesi oldu tuttu profesör başhekimi ve onlarca doçenti/doktor öğretim üyesini-uzmanı sağlık müdürüne bağladı! Üstelik o sağlık müdürleri de pek çok yerde pratisyen doktor, Rizede olduğu gibi!...

Rize'de Neler Oluyor ? Çingenenin Oğlu Oldu Tuttu Başhekimi ......

Eğer, (Afiliye de olsa) koskoca Tıp Fakültesi Hastanesinin Başhekiminin istifasını doğrulamak ve de yerine kimin bakacağını söylemek İl Sağlık Müdürüne kalıyorsa...

 

Vah üniversitem vah!

Vah Tıp Fakültem vah!

Vah akademisyenim vah!

Vah hekimim vah!

Kusura bakmayın ama bu tam da “çingenenin oğlu oldu tuttu önce (...) kopardı” misali Allahın köylüsünün bir üniversitesi oldu tuttu profesör başhekimi ve onlarca doçenti/doktor öğretim üyesini-uzmanı sağlık müdürüne bağladı! Üstelik o sağlık müdürleri de pek çok yerde pratisyen doktor, Rizede olduğu gibi!

Evet, pratisyen doktor, yani yalnızca tıp fakültesinde öğrenci olmuş, asistanlık bile yapmamış!.. Ama hocalarına amirlik yapma yetkisi ve de sorumluluğu(!) verilmiş onlara!!? Sen istifa ettiysen yerine şu baksın diyebiliyorlar!

(Hiç bir köylü bunu üstüne alınmasın lütfen, ben de köküne kadar köylüyüm çünkü. Hiç kimse de bunu istismar etmesin... Bunu üniversite mefhumunu hiç anlayamamış siyasiler ve özellikle de bir kısım sözde akademisyenler için kullanıyorum... Tatmin olmayanlara din tarihinden bir örnek vereyim: Mekke köylüydü, Medine şehirli)

Peki bu rektörlük, dekanlık ne iş yapar??? Biri sultanın sofrasında “imam bayıldı” öteki fasülye sırığında “süs kabağı” mi?!

Bölümler, fakülte kurulları, senato, yönetim kurulları niçin var??? Yeni tasarlanan kıraathane tipinin nevzuhur örneklerinden mi yoksa bunlar?

Yani şimdi asaleten başhekim atamak için, üniversite ile belki öğrenci olmak dışında hiç bir mensubiyeti olmayan milletvekillerinin veya İl Başkanının münasip göreceği bir isim, bir işaret veya bir paket mi bekleniyor??? Onun adamı, bunun yakını..? Öyle mi, değil mi?

Sadece Rizede değil, durum resmen her yerde, pratikte çok yerde böyle maalesef.

Sözüm zaten müdür Dr.Mustafa’ya veya başhekim vekilliğine getirdiği ya da getirilen Dr. Gökhan’a değil. Onlar kendi kategorilerinde iyi (idareci) genç meslektaşlar, ama sadece kendi gruplarında!.

Sözüm özel olarak mevcut rektöre ve dekana da değil kesinlikle, genele. Çünkü siyaset düzeni öyle kurmuş ve bizim akademisyenler de aynen buna uymuuuuş!

Haa! Sayın rektörün etkinlik anlamında şehirde bir makam itibarsızlığı, kişisel silikliği var mı? Bence var. Ağırlığı olan aksakal bir rektör hocayı mevzuat ne olursa olsun kimse öyle yok sayamaz çünkü. Bu noktada bunları hakaret maksadıyla söylemediğimi de belirtmek isterim; bu bir şahsi tespittir.

Peki, Dekanın esamesinin okunmadığı, zaten itibarsız olan rektörün vesayeti altında, adeta bir idari esir olduğu doğru mudur? Bence doğrudur.

O kardeşimiz de bundan alınmasın lütfen. Zira Darbeci General (bozuntusu) K.Evren üniversite kanununda (2547) bunu böyle yazmıştı! Şimdiki muktedirler de (Hükümet, YÖK, rektörler) tepe tepe kullanıyorlar maşallah!.. Hele o rektör bir de tıp dışı, mesela zıraatçı, ilahiyatçı filan ise eyvah ki ne eyvah; yandı gülüm keten helva... Pratikte durumu değiştirmek ise mevcut dekanın (ve herhangi bir dekanın) en azında şimdilik harcı değil zaten.

 

Bu hususta daha fazla bi şey demiyeyim. Yoksa tam da bu noktada “Sen yaptunda ne oldi” der adama habu bizum herkesun huysuz bilduğu ama siyasilere, güçlilere karşi bağa sanki sinirleri hepten alinmiş gibi gelen güzel Rizeli hemşerilerum, değil mi?!

Sadede gelirsek...

Memlekette, idari uygulama ve algılama anlamında çok şey değişti-değiştirildi ve kanımca değersizleştirildi... Bunlar arasında kendi adıma en çok üzüldüğüm şey; üniversitenin ve hekimliğin bu kadar ayağa düşürülmesi.

Oysa ilm, hekimlik, sağlık!!!

İnsanlığın en yüce değerlerinden; Yazık!.

Şimdi...

Böyle bir yapılanmadan siz ne bekleyebilirsiniz?

 

Orada çalışan hekim, eğitim alan öğrenci ne umabilir?.. Hizmet mi? Araştırma mı? bilim mi? İyi akademisyenler mi? Dört dörtlük hekimler mi? Sağlıklı bir nesil mi?

Evet dostlar...

Rize Tıp Fak. Hastanesinde(RETÜ EAH) daha iyi sağlık hizmeti verilmesini, hekim arkadaşların, tüm sağlık çalışanlarının daha huzurlu bir ortamda görev yapmasını, öğrencilerin daha kaliteli (pratik) eğitim almasını canı yürekten elbette isterim ama bu anlayışla ve bu yapıyla gerçekleşmeyeceklerini de üzülerek söylemek durumundayım. Giderek kan kaybedileceği ise görünen köy misali.

 

Eğer sistem değişmezse, siyaset ellerini üniversitenin üzerinden çekmezse, idari makamlara liyakat sahibi adam gibi adamlar getirilmezse, akademisyenler kendi kimliklerini korumazlarsa... Ülke olarak, millet olarak “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete” durumlarından başka bir şey olmayacak maalesef.

Ne diyelim; Bu aziz millete reva değil bu. Allah kabul etmesin!

Bu arada uzun yıllar bu çok sıkıntılı görevi yürüten, sebebi her ne ise (üst idarenin, rektörün, siyasilerin baskısı veya çekilmez tavırları var mıdır bilmiyorum!) bu görevinden istifa ederek ayrılan başhekim Prof Dr Hasan Türüt’e “hayırlısı olsun” diyor, bundan sonra kendi branşında yapacağı hizmetlerde kolaylıklar diliyorum.

Prof. Dr. Şaban ŞİMŞEK

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık