Rize haberleri Rize'nin en genç haber sitesinde

Rize Şehir Hastanesi Nerede Yapılmalı ? Kriterler Ne Olmalı !..

Recep Ali Aksoylu, Rize’de yeni bir hastane gereksinimi, mevcut durumu ve baz alınması gereken kriterleri detaylıca yazdı.

Rize Şehir Hastanesi Nerede Yapılmalı ? Kriterler Ne Olmalı !..

 

HASTANESİ OLMAYAN RTEÜ TIP FAKÜLTESİ İÇİN HASTANEYİ NEREDE YAPMALI?

Dünyada ki gelişmelere bağlı olarak ülkemizde de sağlık sektöründe mesafeler kaydediliyor, geliştirilen tıbba dair teknolojiler büyük oranda hastanelerimizde de kullanılıyor. Süreçte bazı hastaneler fevkalade güzel ve doğru biçimde yenilenirken, hatta yenileri inşa edilirken kaderine terk edilenlerde oluyor. Dahası pandemi sürecinde hekim ve hemşirelerimizin olağanüstü performansı, hekimlerin özlük ve çalışma koşullarına olan memnuniyetsizlikleri, şiddete maruz kalmaları, hastanelere yığılma önlenirken sistem üzerinden randevu alabilmede yaşanan zorluklar, nitelikli sağlık hizmeti alabilmede eskisi gibi büyük kentlerde çare arama mecburiyeti kalksa da hekimlik eğitiminde vasfın düşmesi son dönemin gündemi oldu.

Ama son yıllarda hepsinin önüne geçen, özellikle maddi sonuçları itibariyle daha onlarca yıl da gündemimizden düşmeyecek bir de “Şehir Hastaneleri” gerçeğimiz var. Bu yazımda Rize’nin gündeminde olan hastane projesini etraflıca ele alacağım ama yazının fazla uzamaması için şehir hastanelerinin genel karakterine dair detaya girmeyeceğim. Torunlarımıza nasıl bir miras borç yükü bırakıldığını, hastaların hizmet alabilmede çektiği – çekeceği sıkıntıları, sistemin mucidi İngiltere’nin sağlık sektörünü nasıl çökerttiğini, iç işleyiş nedeniyle nitelikli hekimlerin zorunlu olmadıkça bu sistemde çalışmak istemediğini, yönetimsel açmazlarını, baş hekimlerin neden sık sık ayrıldığını, iddia edildiğinin aksine hastaneye ulaşım ve içerde hizmet alma açısından hiç de optimal olmadığını Google amcaya ya da başka bir yazıya bırakacağım.

Çünkü, ülke olarak pandemi ve pandeminin de tetiklediği ekonomik sıkıntılarla baş başa iken Milletvekili Sayın Hayati Yazıcı’nın gurbetçi çay müstahsilleri ile ilgili yaşanan ciddi bir sıkıntının hovini almak istercesine “Rize’de Şehir Hastanesini Gülbahar’da denize dolgu üzerinde yapacağız” fısıltısı ile neredeyse Çay’ı dahi unutup bu mevzu ile yatar kalkar olduk Rizeliler olarak.

SİYASİLER GÜLBAHAR, RİZELİLER PAKETLEME ARSASI, DÜZKÖY, SALARHA, GÜNDOĞDU DİYOR

Çok büyük oranda şehri tamamen bitirecek, şehrin mihengi noktasına 2,5 km mesafedeki tamamlanamayan yat limanında devasa bir hastane kompleksinin düşünülebilmesine meslek odaları dahil her siyasi görüşten yoğun eleştiriler geldi. Rize’de ki bu sıcak gündeme ben de kayıtsız kalamadım, yerel ve sosyal medyada yazdım. Her zaman ki gibi okumadan, incelemeden, bilgi sahibi olmadan “bizi yönetenler böyle istiyorsa doğrudur, tartışmaya da gerek yoktur” fikriyatındakilerin hamasi yorumları dışında yazan kesimden de birkaç kişi Hayati Yazıcı’nın fısıltısını destekledi. Ancak Tıp Fakültesinin ve EAH tesisinde emekleri olan eski Vekilimiz Sayın Ahmet Kabil’in çözemediğim dünkü beyanından sonra etraflıca bir yazı kaleme almayı arzu ettim.

Uzun, detaylı bir yazı olacak. Ama Evde Kaldığımız bugünlerde okuma zahmetine katlanacaklar eminim Rize’de sağlık yatırımları, yatak kapasiteleri, ihtiyaç duyulan konular ve yeni bir hastane için niçin ve nerede tesis edilmesi gerektiği, daha birkaç ay önce İl Başkanı Sayın Alim’in deniz dolgusu üzerinde olmayacak demesine rağmen fısıldanan yat limanının yerinin neden yanlış olduğu konusunda bilgi sahibi olacaklar.

YANLIŞ LOKASYONA KARŞI OLMAK, YATIRIMA KARŞI OLMAK DEĞİLDİR!

Geçen hafta konuya dair yazdığım makalelerden birinin başlığı, “Yanlış lokasyona karşı olmak, yatırıma karşı olmak değildir!” idi. Özellikle yine bunu vurgulayarak başlamak istedim, zira son zamanlarda bir yatırımın yanlış bir yerde yapılmasına ve modellenmesine eleştiri getirdiğinizde, eleştirinize gerekçeli yanıt verme yerine hamasetle “yatırıma karşı çıkıyorlar” yaygarasıyla karşılaşıyorsunuz. Onun için önce bir anlamalı, bilgi sahibi olmalı sonra fikrini beyan etmeli insan.

Gelelim Rize’de Sayın Milletvekili Yazıcı’nın yarattığı suni gündeme.

Bugünkü teknoloji ile mali kaynağın da varsa elbette deniz üzerine de, altına da, dağların tepesine de tesis yapmak mümkün. Örneğin Trabzon’da ki gibi kentin 7 km batı çıkışında, kentin siluetini bozmayan, kentli ile denizin arasını açmayan, kentin trafiğine de ek yük olmayan bir konumda yapımına başlanan hastane gibi…

Komşumuz Trabzon’da ilk adımı atılan Şehir Hastanesini Rize’de düşünülenle karşılaştırma bahtsızlığına düşenlerin esas bilmeleri gereken detay da, Trabzon’da üniversitenin hastaneye ihtiyacının olmadığıdır. Çünkü vardır. Oysa RTEÜ Tıp Fakültesinin kendisine ait hastanesi yoktur, idari ve eğitim binaları eksiktir. Rize’de ki konu, fakülte ile entegre hastanenin tesis edilmesidir. Bu detay gözden kaçırılarak salt 800 yataklı bir hastane yatırımına odaklandırılması da manidardır.

ÖNCELİKLE YATIRIM İHTİYACINI, BOYUTUNU, OPTİMAL LOKASYONU BELİRLEMELİ

Kamunun sınırlı kaynaklarını kullanarak bir tesis yapacaksanız; Önce bu yatırımın gereklilik ve önceliğini, hizmet alanlarını, önceliklerini velhasıl kapasitesini belirlemelisiniz. Elbette maliyet ve işletme projeksiyonlarını da dikkate alarak.

Sonrasında da uzun yılları düşünerek şehrin, ilin, hatta bölgenin gelişimine ve gelişiminin ne yöne doğru olmasını da belirleyip (yönlendirmek) yatırımı orada gerçekleştirmelisiniz. En basiti kentin dar bir alanda tıkanmışlığını, genişlemeye zaruretini dikkate alacak, işler vaziyette ki takribi her biri 2-3 km mesafede konuşlu 2 önemli kamu hastanesini da büsbütün atıl duruma düşürmemek için yeni hastane için daha optimal mahal seçeceksiniz.

Bunun için de misyonunuzla beraber, vizyonunuz da olması gerekiyor.

Rize’nin gündemi görünen o ki şimdilik sadece hastanenin yer seçiminde kilitlenmiş. Örneğin, “Şehir Hastanesi şehir merkezinde olur” diyenler var. Değiştirmemekte ısrar ettikleri camları oksitlenmiş gözlükleriyle öyle görmek isteyebilirler ama öyle değil.

Evet, kavram olarak Şehir, kentin merkezidir. Valiliğinde bulunduğu il’ in merkez ilçesidir.

Ama Şehir Hastaneleri ibaresinden kastedilen bu değildir. Sağlık turizmini de hedefleyen Şehir Hastaneleri bölge hastanesi karakterindedir. Çevre ilçe hatta illere de hizmet vermeleri öngörüldüğünden hacim olarak da büyük tutulmakta, nüfusun ağırlığının olduğu kent merkezine yakın tesis edilmektedirler. Anadolu’da halen yapılmış hastanelerin şehir merkezine uzaklıkları 7 ile 39 km arasında değmekte olup ortalaması 16 km den fazladır.

Rize’de vilayete 2 km mesafede, hem de şehre girişi, trafiği kilitleyecek noktada denize dolgu yaparak hastane talep etmek, düşünmek Mimar ve Mühendis Odaları Başkanlarının da ifade ettiği gibi bir çok açıdan rasyonel değildir. Üstelik 1.5 km mesafede açılacak ŞİMAL AVM’nın şehirleşeme ve trafik açısından yaratacağı kaos konusunda tüm kent endişeliyken şehir merkezinin adeta hoholis olmasına davetiye çıkarılması da düşündürücüdür.

Medyada gündem olan, speküle edilen konuları bir an geriye bırakıp konunun özünü oluşturan, mihengi olan RTEÜ Tıp Fakültesi ve EA Hastanesini tanıyalım.

RTEÜ TIP FAKÜLTESİ;

* 2006’da kuruldu (Resmi Gazetede yayınlandı)

* 2008- 2009’da eğitim - öğretim yılında KTÜ’de eğitime başladı.

* 15.01.2005 tarihinde başlanan Yardımcı Ailesinin hayrı olan Dekanlık ve Eğitim-Öğretim binaları, 05.03.2009 tarihinde dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı.

 

8 dönüm arazide 15.200 m2 kapalı alana sahip. İç mimarisin işlevsel olmadığı, 80’er kişilik olan 3 amfisinin yetersiz kaldığı belirtiliyor. Zira, sadece Tıp Fakültesinde ki öğrenci sayısı 650’nin üzerinde. Ergonom olmaması bir yana mekan yetersizliğinden öğretim üyeleri haricindeki klinisyen hocaların odalarının hastanede olması da sıkıntı yaratıyor.

RTEÜ Tıp Fakültesi, 26.04.2011’de “Rize EAH” ile afiliye (afiliasyon, Sağlık Bakanlığına ait sağlık tesislerinin üniversitelerin ilgili birimlerinin birlikte kullanımı, işbirliği protokolü kısaca) olarak eğitime ve öğretime Rize’de başlandı. Hastanesinin ismi, T.C. Sağlık Bakanlığı RTEÜ Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak değiştirdi ve ortak kullanılmaya başlandı.

EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ (EAH)

O yıllarda azami 260 yataklı hastaneler programlanabildiğinden idare Rize’nin 400 bin nüfus için 400 yatak argümanlı hastane talebini dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’ın etkisiyle onaylamak durumunda kaldı. Mesut Bey ayrıldığında inşaat yarılanmıştı, ardından Sayın Erdoğan’ın döneminde hastane tamamlandı ve 2005’de 300 yataklı 2.Basamak Devlet Hastanesi olarak açıldı. Oysa 400 yataklı olarak planlanmıştı. 2008’de EAH, 2011’de de protokolle RTEÜ EAH olarak adı değiştirdi.

60.000 m2 kapalı alanı, 70 poliklinik odası ve 400 hasta yatağı, 9 ameliyathanesi, yoğun bakım üniteleri, Hemodiyaliz merkezi, Anjiyografi ve görüntüleme merkezleri ile yeterli ve modern bir eğitim hastanesi alt yapısına sahip olan hastanemizde sağlık hizmetleri çağın öngördüğü standartlara uygun olarak verilmektedir.

RTEÜ Tıp Fakültesi internet sayfasında yukardaki bilgiler verilirken bir başka yayında 78 bin metrekare arazi üzerinde 12 bin metrekare inşaat oturma alanı ile toplamda 65 bin metrekare kapalı alan deniyor. Yatak sayısının da 500’ü aştığını biliyoruz.

Diyalogda olduğum hekim veya yönetici konumunda olan mensupların tamamından işittiklerim, hastanenin cihaz vb açıdan yeterli donanıma sahip olsa da fiziki olarak eğitim - öğretime yeterli ve uygun olmadığı yönünde. En basiti, odalar ve ortam hekim – hasta ilişkisi açından polikliniğe uygun değil, eğitim salonları, asistan- pratik odaları az ve uyumsuz.

Hastane mevcut odalara ilave veya ek odalarla zaman içinde 500 yatak kapasitesine çıktı ama bazı branşlarda sıkıntı var. Örneğin kadın doğum, ortopedi. Çocuk Kliniği ise şehir merkezindeki Devlet Hastanesinde! Hasta açısından belki tolere edilebilir ama Tıp Fakültesi öğrencisi ve hocası açısından düşünmek bile insanı yorar.

ARAŞTIRMA HASTANESİNİN AMACI DIŞINDA KULLANILMASI RİZE’DE KAPASİTE EKSİKLİĞİ ALGISI YARATIYOR.

İlçelerdeki hastanelerde özellikle personel yetersizliği nedeniyle 2.basamak hizmet verilemeyince, üstüne il dışından da hastalar doğrudan üniversite- eğitim hastanesi konumundaki RTEÜ EAH ne geliyor.

Rize’nin de, EAH’de sıkıntısı burada.

Sağlık ocağında, Aile Hekimliği uhdesinde çözümlenebilecek bir çok ilk aşama hastalık veya ilaç yazdırmak için EAH’ne olan talep, hastanenin kapasitesinin yetmediği, hatta Rize’de hastane ve yatak eksikliği olduğu algısını oluşturuyor. Daha acısı hocalarda hasta bakmaktan eğitim-öğretime, bilimsel araştırmaya gereken zamanı ayıramadığından statüsü 3. Basamak Eğitim Hastanesi olan RTEÜ EAH, sağlıkçıların gözünde fiiliyatta 2. Basamak Devlet Hastanesi statüsünde değer görüyor.

İLÇELERDE DURUM;

Hemen her ilçede Toplum Sağlığı Merkezleri, çoğu ilçelerde de Devlet Hastaneleri var. 3 büyük ve misyonu olan hastaneyi dışarda tutarsak ilçelerde kamuya ait;

• İshakoğlu Çayeli Devlet Hastanesi. 1953 yılında 2 katlı 25 yataklı

• Fındıklı Bölge Guatr Araştırma ve Tedavi Merkezi. 1962 yılında Sağlık Merkezi olarak 2 katlı yapılan bina 1986 yılında Devlet Hastanesi. 1988 bugünkü statüsüne geçmiştir.

• Güneysu Tenzile Erdoğan İlçe Hastanesi.

• İkizdere Hakkı Emine Ekşi İlçe Entegre Hastanesi

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Cuma namazı Önlemler alındığı takdirde kılınabilir mi?

yukarı çık