İnkâr Etmemek Başkadır, İman Etmek Bütün Bütün Başkadır.!
Rize
Haber
11 Mart 2016 - Cuma 16:20 Bu haber 1468 kez okundu
 
İnkâr Etmemek Başkadır, İman Etmek Bütün Bütün Başkadır.!
RİZE HABERLERİ Haberi
İnkâr Etmemek Başkadır, İman Etmek Bütün Bütün Başkadır.!

Bakara Suresi 34: “O vakit meleklere: 'Âdem’e secde edin!' demiştik; (cinlerden olan) İblis hâriç, hemen secde ettiler. (O) dayattı ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.)” Şeytan’ın kâfir olması için Allah’ı, melekleri, cenneti, cehennemi, Âdem a.s topraktan yaradılışını inkâr etmesi gerekmiyordu. İlahi emre itaat etmemesi kâfir olması için yeterli oldu. Yine Enfal Suresi 48: “O zaman (Bedir günü) şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve: “Bugün insanlardan size galib gelecek kimse yoktur ve şüphesiz ben de size yardımcıyım!” demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce arkasını döndü ve: “Şüphesiz ben sizden uzağım; doğrusu ben sizin görmediğiniz şeyleri (mü’minlere yardıma gelen melekleri) görüyorum; ben elbette Allah’dan (O’nun beni helâk etmesinden)korkarım. Çünkü Allah, azabı şiddetli olandır!” demişti.” Buyrulmaktadır. İnkâr etmemek, iman etmek değildir. “Evet, inkâr etmemek başkadır, iman etmek bütün bütün başkadır.” Kur’an müfessiri Bediüzzaman Hazretleri bu mevzuda şöyle der: Evet, kâinatta hiçbir zişuur( akıl sâhibi), kâinatın bütün eczası(yaratılanları) kadar şahidleri bulunan Hâlık-ı Zülcelâl'i inkâr edemez... Etse, bütün kâinat onu tekzib edeceği (yalanlayacağı) için susar, lâkayd kalır. (Aldırış etmez) Fakat Ona iman etmek, Kur'ân-ı Azîmüşşanın ders verdiği gibi, O Hâlıkı, sıfatlarıyla, isimleriyle, umum kâinatın şehadetine istinaden kalben tasdik etmek ve elçileriyle gönderdiği emirleri tanımak ve günah ve emre muhalefet ettiği vakit, kalben tevbe ve nedamet etmek (pişman olmak) iledir. Yoksa büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir. Hâlbuki Allah'ı bilmek, Bütün kâinatı ihata eden rububiyetine (terbiye ve tedbir etmesine) ve zerrelerden yıldızlara kadar cüz'î ve küllî her şey Onun kabza-i tasarrufunda ( tasarrufu altında) ve kudret ve iradesiyle olduğuna kat'î iman etmek, Ve mülkünde hiçbir şerîki olmadığına ve Lâilâheillallah kelime-i kudsiyesine, hakikatlerine iman etmek, kalben tasdik etmekle olur. Yoksa "Bir Allah var" deyip, Bütün mülkünü esbaba ve tabiata taksim etmek ve onlara isnat etmek (dayandırmak ) - hâşâ - hadsiz şerikleri hükmünde esbabı mercî tanımak, Ve her şeyin yanında hazır irade ve ilmini bilmemek, Ve şiddetli emirlerini tanımamak, Ve sıfatlarını ve gönderdiği elçilerini, peygamberlerini bilmemek, Elbette hiçbir cihette Allah'a iman hakikati onda yoktur. Belki küfr-ü mutlaktaki (hiçbir dini değere inanmamaktaki) manevî Cehennemin dünyevî tazibinden(azabından) kendini bir derece teselliye almak için o sözleri söyler. Madem hakikat çok tekrar edilse de usandırmaz “Evet, inkâr etmemek başkadır, iman etmek bütün bütün başkadır.” Vesselam..   Remzi Sekmen 
Kaynak: (rizevizyon) - rizevizyon.com Editör:
Etiketler: İnkâr, Etmemek, Başkadır,, İman, Etmek, Bütün, Bütün, Başkadır.!,
Yorumlar
Haber Yazılımı