Rize haberleri Rize'nin en genç haber sitesinde

Yaşayan Osmanoğulları

Yaşayan Osmanoğulları Makaleler Ekim 9, 2020 3 203 Okuma Listesine Ekle Yaşayan Osmanoğulları Doğuyu ve batıyı dize getiren Hanedan: 7 Asırlık Şeref; (Ertuğrul Gazi 1231 – 1922 Sultan Vahideddin) 691 Yıl.... Dünya tarihine baktığınız vakit, hazıra konan hanedanlar görürsünüz. Bir de devlet yaratan hanedanlar vardır. Hiç şüphe yok ki Osmanoğulları bunların en kudretlileridir. Biz pek bilmesek de Osmanoğulları bu gün dahi <> dür.

Yaşayan Osmanoğulları

Hanedanın ismi bilinenin aksine <<Osmanlı>> değil, <<Osmanoğulları>>dır. <<Osmanlı>>; bu hanedanın kurduğu devletin ve bu devletin tebaasının ismidir. Hanedan için Farsça <<Al-i Osman>> ve <<Hanedan-ı Al-i Osman>> tabirleri Osmanlı çağında çok kullanılmış ancak bugün pek kullanılmamaktadır. Hanedan her ne kadar Osman Gazi’nin adını taşıyorsa da, gerçekte hanedanın kurucusu, atası ve yurt tutanı Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Bey’dir. (Tarihçi Hayrullah Efendi; Ertuğrul Bey’i birinci Osmanlı hükümdarı olarak kabul etmektedir. Ben de öyle kabul ediyorum. 1231 – 1922) Osmanoğulları; İslam tarihinin ve hatta cihan tarihinin en uzun ömürlü devletini kurmaya muvaffak olmuşlardır.

Doğuyu ve batıyı dize getiren, cihana hükmeden hanedanın mahvoluşuna 3 Mart 1924’ de çıkarılan kanun sebep olmuştur. 431 sayılı kanun ile halifelik sona ermiş, yine aynı kanun ile hanedan mensupları vatandaşlıktan çıkarılmış ve yurt dışına sürgün edilmişlerdir.

Hanedanın kadın (Sultan) üyeleri yaklaşık 30, erkekler (Şehzadeler) ise 50 yıl kendi öz vatanlarına gelemediler. Yurt dışında yaşadıkları acı hayatlarını anlatmıyorum bile…

Hanedanın saray defterine kayıtlı son üyesi Neslişah Sultan’dır. Neslişah Sultan’ın vefatıyla beraber, hanedanlık son bulmuş ancak aile devam etmiştir.

İBB’nin daveti:

Orijinalliği halen tartışma konusu olan Fatih Sultan Mehmed’in, bence Şehzade Cem Sultanla beraber çizdirdiği tablosu, yurt dışında bir müzayede den açık arttırmayla satın alınmış ve Türkiye’ye getirilmişti.


İBB, tabloyu sergilemeye başlamadan bir gün önce Osmanoğulları ailesinin üyelerine ve mensuplarına göstermek için davet etmiş ve muhatapları da davete icabet etmişti. Bunun üzerine diğer aile üyeleri davete icabet edenleri ve davet edeni tenkit eden bir kamuoyu duyurusu yaparak, çok talihsiz bir açıklama yaptılar. Bu da birilerinin işine çok iyi yaradı ve gelecekte de yarayacak.


Davette, siyasi bir algı yahut bir kasıt var mı bilmiyorum. Varsa bu da davet edenlerin ayıbıdır. Ancak, davete icabet etmek lazım gelir diye düşünüyorum.

Ortada bir yanlış varsa bile bu konu kamuoyunun önünde tartışarak değil, ailenin itibarını zedelemeden aile içinde halledilmelidir ve usul bazen esası anlamsız kılar.

Osmanoğulları ailesine naçizane önerilerim:

Osmanoğulları; hükümet partisi dâhil hiçbir siyasi partiye muhtaç değildirler, aksine partiler Osmanoğulları’na muhtaçtırlar. Çünkü, yaptığım araştırmalara göre ülkemizin çoğunluğu Osmanoğulları ailesini sevip, saygı gösterdiği gibi sözlerine de çok önem veriyor. Hal böyleyken hükümetin veyahut siyasi partilerin lehine ya da aleyhine açıklamalar yapmak, ekonomi yorumları yapmak, aileye; Türkiye gibi kutuplaşmanın yoğun yaşandığı bir ülkede faydadan çok zarar getirecektir.

Osmanoğulları ailesinin mutlaka tarih, ekonomi, siyasi, hukuk ve basın danışmanlarının olması gerektir. Varsa da bunların gözden geçirmeleri gerekmektedir.

Varlığını yaklaşık 7 asır sürdüren bir hanedanın mensuplarına, Türkiye’nin güncel siyasi gelişmelerinde birilerinin kullanacağı (hangi siyasi parti olması önemli değil) araç olmak yakışmaz… Türkiye gibi kutuplaşmanın yoğun yaşandığı bir ülkede siyasiler ile ilişkiler ayarlanırken birçok faktör göz önünde tutulmalıdır. Yoksa her hareketten birileri anlamlar çıkarır.

Ailenin danışmanları nasıl olmalı:

*Türkiye ve dünya siyaseti ile sosyolojisini bilen, aktüel siyasi tavırları yorumlayabilecek, analiz edebilecek.

*Temsil ettiği kişi ya da grubun kamuoyu önünde itibar yönetimini yapabilecek. (Kampanyalar vs. düzenlemek dâhil)

*Temsil ettiği kişi ya da grubun olaylar karşısında nasıl tavır alacağı noktasında önerilerini sunabilecek.

*Temsil edilen kişi ve grubun kamuoyuna yapacağı duyuruların metnini hazırlayacak ve ilgili yerlere ulaştırabilecek. (içerikteki dozajını, kullanılacak kelimeleri itinayla seçmek vs…)

*Kampanya ve basın açıklamalarının etkilerini analiz edebilecek.

*Temsil edilen kişi ya da grup hakkında basında çıkan haberlerin takibini yapabilecek.

*Temsil edilen kişi ya da grupla ilgili algı ve imaj çalışması yapabilecek.

*Bazen karşılaşılan olaylar karşısında sessiz kalmak da bir tavırdır. ( Neye cevap verilir neye cevap verilmez, artıları eksileri ortaya koyabilecek)

Hanedanda kime ne denilirdi:

Padişah oğullarına "şehzade", kızlarına ise "sultan" denilirdi. Şehzadelerin oğulları da yine şehzade, kızları da sultandı.

Sultanların çocukları hanedan üyesi sayılmazlar ancak hanedan mensuplarıdır. İslamiyet’te olduğu gibi Osmanoğulları’nda da soy babadan devam eder.  Sultanların erkek çocukları "sultanzade veyahut beyzade" kız çocukları da "hanımsultan" olarak anılırlardı.

Merhum Neslişah Sultan’ın vefatıyla beraber bu unvanlar da son bulmuştur. Ancak, bugün ben dâhil çok kimse, Osmanoğulları’na yani aile üyelerine Şehzade ve Sultan mensuplarına sultanzade ve hanım sultan demeleri aileye gösterdikleri saygı ve besledikleri sevgidendir.

Osmanoğulları ailesinin reisi:

Bütün dünyada yaşayan Osmanoğulları ailesinin reisi, Suriye’nin başkenti olan Şam’da yaşayan Şehzade Dündar Efendi’dir.  (Yaşayan Osmanoğulları’nın seceresi ile ilgili detaylı bir yazı yazacağım.)

Son olarak:

Bu milletin Osmanoğulları’nın dünya tarihine unutulmaz harflerle yazdığı tarihten öğreneceği çok şey vardır. Mesela dinini, adaletini, eğitimini, ahlakını…

Seçim mitinglerinde siyasi partiler Osmanlı ecdadımızdır, Osmanlı torunu olmak gururumuzdur, Fatih Sultan Mehmet kadim şehir İstanbul’u fethetti… Kısacası Osmanoğulları üzerinden siyasiler dâhil herkes prim yapmanın peşindeler.

Hanedanın adını kullanan oteller, restoranlar, galeriler, teknoloji ve bilişim sektörü ve sürü sürü işletme, tek kuruş telif vermeden hanedanın ismini kullanıyor. Aile isterse kanunlarla bunun önüne geçebilir ama geçmiyor. Bu da onların nasıl zengin bir gönüllerinin olduğunu, dedelerine yakışır olduklarını gösteriyor.

Ve ne yazık ki üzerinde yaşadığımız toprakların yegâne sebebi olan hanedanın üyeleri olan Osmanoğulları ailesine; halen iade-i itibarları verilmemiş, özür dilenmemiş ve hakları verilmemiştir. Ama ben inanıyorum ki bir gün bunlar olacaktır.

Kalın sağlıcakla.

Araştırmacı - Yazar

Ahmet Öztürk

1453ahmetozturk@gmail.com

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Cuma namazı Önlemler alındığı takdirde kılınabilir mi?

yukarı çık