Rize haberleri Rize'nin en genç haber sitesinde

Nilgün Yalçın: Çaya Saygı Duymak Gerekiyor !..

Bilgisayar öğretmeni iken Memur hayatını bırakıp hayallerinin peşinden giden Nilgün Yalçın aldığı çay eğitimi sonrası çayın serüvenini tanıdı. Aldığı bu eğitim onu Dünya çaylarını kapsayan bir marka kurmaya kadar götürdü.Eğitim bittikten sonra araştırma ve çalışmalarına devam eden Yalçın ,2018 yılında Artizan Tea markası için resmi adımlarımı attı....

Nilgün Yalçın: Çaya Saygı Duymak Gerekiyor !..


1. Sizin bir çay tutkunuz var bu serüven nasıl başladı?

Bu serüven ilk olarak 2015 yılı ilk aylarında başladı. Yıllarca bir cafe açmak niyetim vardı. Ama bir yandan da bilgisayar eğitmeni olarak çalışıyordum. Çalışma hayatım devam ederken hemen hemen her iş çıkışı girişimcilik, kişisel gelişim, marka ve birçok konuda seminerlere ya da atölyelere katılıyordum. Derken artık bu isteğin somutlaşması için adım üzere önce ne yapabilirim diye işin mutfak kısmı için eğitim araştırmasına başladım. İçecek konusunda barista kahve ve artisan çay eğitimi yakın bir tarihte vardı. İznimi ayarlayıp ilk eğitimleri almak üzere programımı yaptım. İzin tarihime çay eğitimi denk geldi. Ve o denk gelme durumu bir tesadüf olamaz bugüne baktığımızda… Çay eğitimin ilk gününde ilk kez Pu-erh ile tanıştığımda bir evreka anı yaşadım. O günün akşamı benim için bir anlam tamamlama durumu olmuştu. Eğitim bittikten sonra araştırmalarım, çalışmalarım devam etti. Ve 2018 yılında Artizan Tea markası için resmi adımlarımı attım.

 

2. Bir bilgisayar öğretmeni iken birden her şeyi elinizin tersi ile itip büyük bir aşkla bu işe girişmek, markalaşmak nasıl gerçekleşti?

Emin olun hiç kolay olmadı. Ama beslediğiniz tutku tüm zorlukları aşmanız için size büyük motivasyon sağlıyor. Öncelikle 2017 Şubat ayında istifamı verdim. İstifa ile birlikte başta aile olmak üzere herkes olumsuz karşıladı. Ben onlara rağmen çalışmalarımı hızlandırdım. Kosgeb 2017 yılında henüz şirket açılışı yapmayan başvuruları kabul ediyordu ve ben de 2017 sonunda iş planımı hazırlayıp Kosgeb girişimcilik desteğine başvurdum. Kurul 2018 Mart ayı sonunda yapıldı. Cuma günü kurula girdim ve Pazartesi günü onaylandığının haberini aldım. Hemen şirket açılışı için işlemleri başlattım. Ertesi hafta 9 Nisan 2018 tarihinde resmi olarak Artizan Tea markasının açılışını gerçekleştirdim. İnanılmaz koşturmaca içinde geçti günler, haftalar… Bu süreçte aile ve yakın çevrem asla anlayamadı ne yaptığımı. Hatta eniştem şirketi açtıktan 2 ay sonra şöyle bir şey söyledi: Kusura bakma baldız, bize göre sen bir delisin, bizim anlamamızı bekleme, dedi. Onlara göre sabit maaşlı bir işi, hele ki bir eğitmen iken bırakmak büyük delilikti. Onlar da kendilerine haklıydı ama ben de bir amaç üzerine kurduğum markamı artık hayata geçirmiştim. Çok büyük tecrübeler edindim.. Çok kötü günlerim de oldu çok çok iyi günlerim de. Bir marka yaratmanın ya da girişimciliğin asla kolay olduğunu düşünmeyin. Her şeyin bir tecrübe olduğunu da es geçmeyin.

 

3.. Çayın öyküsü nedir desek dünya da ve Türkiye'de kısaca hangi bilgiler bizi şaşırtır?

Çay.. Yani Camellia Sinensis.. İlk olarak M.Ö. 2737 yılında Çin’de ortaya çıkıyor ve 6.yüzyıla kadar sadece şifasından yararlanmak üzere tüketiliyor. 6.yüzyıl itibariyle bir içecek olarak tüketiliyor. Bu tarih kahvenin keşfiyle de aynı tarihtir. Türkiye’de 1800’lü yıllarda konuşulmaya başlanıyor. O dönem daha çok bitkilerden yapılan çayları sadece çay olarak algılıyorlar. Çay duyuluyor ama içeriği nedir bilinmiyor. Konuya o dönemin ziraat mühendisleri ve bitki bilimcileri el atıyor ve incelemelerin yapılması sağlanıyor. Derken 1920’lerde çayı yani Camellia Sinensisi bilinçli olarak Rize topraklarına dönemin en önemli Ziraat Mühendisi merhum Zihni Derin ekiyor. O tarihleri düşündüğünüzde muazzam çabalarla bu emekleri vermişler. Çok kıymetli Prof. Dr. Kemalettin Kuzucu hocamızın Bin Yılın Çayı isimli kitabı çayın yolculuğuna dair çok önemli bir eserdir. İlk çay fabrikası için 1946 yılında çalışmalara başlıyorlar. O dönem yaşananları da merhum Asım Zihnioğlu’nun Bir Yeşilin Peşinde isimli kitabında kendi kaleminden okuyabilirsiniz. Yaşanan çok önemli bir tarih var ve bunu anlatmamız gerekiyor. Bu sayede insanlar çaya saygı duyacaklardır.

4. Sunumlar yapıyorsunuz. Ben de sizin sunumlarınıza katılmıştım. oldukça ihtişamlı ve ilginçti. Gözlemlerim oydu ki çaya saygı duymak gerekiyor. Doğru kavramış mıyım?

Kesinle doğru yakalamışsınız.. Teşekkür ediyorum. Çay; Çin ve Japonya özelinde saygı kavramı ile birlikte hayatlarının bir parçasıdır. Japon Çay Seremonisinde ve Çin Çay Seremonisinde bunun yansımalarını öğretiler dahilinde görüyoruz. Saygı kavramını yani başkaları ile olan ilişkilerinizi düşünerek bunu çaya yansıtan bir kültür dağılımından bahsediyoruz. Ben de özellikle Japon Çay Seremonisi ve Çin Çay Seremonisini çay kültürünün önemine dikkat çekmek için her fırsatta anlatıyorum ve gerçekleştiriyorum. İlgi duyan herkese mutlaka bu gerçekleştirdiğim seremonilere katılmalarını öneriyorum.

5. Türk çayına gelelim. Doğru bildiğimiz yanlışlar neler? çayı nasıl demlememiz gerekiyor? Çay haşlama denen yanlışlıktan nasıl kurtulabiliriz?

Evet, Türk siyah çayımız en önemli konu aslında. Bunun öncesinde şu bilgiyi özellikle aktarmam gerekiyor. Çay yani camellia sinensis,üretim şekline göre: beyaz çay, sarı çay, yeşil çay, oolong, siyah çay ve pu-erh olmak üzere 6’ya ayrılıyor. Çayı haşlamak ile çayı demlemek arasındaki fark en başta suyun sıcaklığıdır. Türk siyah çayı için konuştuğumuzda;  siz kettle ile suyu hazırlıyorsanız; kettle suyu hazırladığında tık diye ses gelir ve su 100°C olur. Siz bu tık sesi ile suyu alıp çay yapraklarının üzerine döktüğünüzde haşlama yapmış oluyorsunuz. Bu noktada yapılması gereken su 100°C iken ortalama 2 dakika bekleyerek suyun 95°C olmasını bekleyip, çay yapraklarına yavaşça suyu dökerek demlemeye bırakmalısınız. O bir yaprak ve belirli bir bileşiğe sahip. Uygun sıcaklıkta suyla bir araya geldiğinde size bileşiğindeki faydayı sunabilir. Aksi takdirde faydadan uzak bir şey içmektesiniz. Ve uygun derece sıcaklıktaki su ile çay yapraklarını bir araya getirdikten 15 dakika sonra maksimum 20dk içinde çayın yapraklarını yani posayı sudan ayırmanız gerekiyor. Eğer posayı sudan ayırmazsanız sağlıklı ve gerçek lezzetinden uzak bir içim sağlarsınız. Posasını çıkardığınız çayın demini maksimum 2 saate kadar aynı kalitede içebilirsiniz. Ve elbette kullandığınız çayın kalitesine göre de sudan ayırdığınız posayı atmayıp, 2.kez demleme yapabilirsiniz. Bu durumda ise 30dk demleme süresi uygun olmaktadır. Türk siyah çayı muazzam bir lezzet. Onun üzerindeki “acı çay” etiketi tamamen yanlış demlemeden dolayıdır. Rize gerçek bir Camellia sinensis cennetidir. Bu cenneti yanlış anlatıp, yanlış tanıtmayalım. Bu zamana kadar edindiğiniz alışkanlığı faydaya odaklanarak değiştirebilirsiniz. Tadındaki güzelliği ve buram buram tazelik kokusunu aldıkça bu şekilde demleye de alışacaksınızdır.

6. Dünya çayları hakkında damak tadımız nasıl oluşur. Ülkelerin çay damak tatları sertlik ve aroma açısından nasıl çeşitleniyor?

Dünya çayları elbette bölgesel olarak farklılık gösteriyor. Örneğin Hindistan bölgesinde baharat ağırlıklı harika siyah harman çaylar sizi karşılıyor. Her ülkede bir farklılık söz konusu. Artizan Tea markasında bu konuya çok önem veriyoruz. Her ülkenin kendine özgün çaylarını o ülkede olduğu hali ile sunuyoruz. Siz de bu şekilde hem özgün çayları öğreniyorsunuz hem de kendi damak zevkinizi keşfediyorsunuz. Özgün olmayan harmanların öncesinde mutlaka baz çay ve otantik dünya çaylarını tadımlamanızı tavsiye ediyorum.

7. Siz Gastronomi Turizmi Derneği ile ve Rize’de kamu kurumları ile önemli iş birlikteliği yapıyorsunuz sanırım biraz detaylarını alabilir miyim?

Evet, Türkiye’deki gastronomi turizmi için Gastronomi Turizmi Derneği çok önemli bir yere sahip. Gastronomi denilince içinde içecek kırılımında çay ayrı bir önem arz ediyor. Bu noktada Gastronomi Turizmi Derneğinde Çay Danışmanı olarak çalışmalarımı yapmaktayım. Yakında çok önemli çalışmalarımızı duyuracağız. Şimdilik detay veremiyorum. Rize’deki kamu kurumları ile planlanan projeler de henüz duyuruya açık değil, fakat yine misyonumuz dahilince çok önemli çalışmalar yaptığımı söyleyebilirim.

8. Yurt dışından ortaklık teklifleri var markanıza yatırımcı olmak isteyenler var dünya kıymetinizi Türkiye'ye göre daha iyi biliyor diyebilir miyiz?

 Evet, bunun sebebi kesinlikle çaya saygınlık kazandırmak için yaptığım çalışmalar ve markanın bir misyon ve vizyon sahibi olması diyebilirim. Elbette en başından beri çaya olan tutkumu daima yansıtıyor olmam, yurtdışından gelen ortaklık teklifinde büyük öneme sahip. Her iletişim sağladığımızda beni takdir eden bir yansımadan bahsediyoruz. Hatta şöyle kısa bir örnek vermek istiyorum; Çin’den başka bir firma benim Pu-erh’e olan ilgim karşısında: Türkiye’ye o kadar gidip geliyoruz, ilk kez bize Pu-erh hakkında bilgi veren ve soru soran birini gördük, sizin yaptığınız workshoplar ve seremoniler için Çin adına, çay adına teşekkür ediyoruz dediler. Bu ifadelerin manevi değerini asla tahmin edemezsiniz.

9. Çay atölyeleriniz de neler yapılıyor?

Çay atölyelerimiz yani Artizan Tea Workshoplarda otantik dünya çaylarını keşfe çıkıyoruz. Yani çayın dünyasında yolculuk yapıyoruz. Camellia sinensis yani çayın ne olduğu, çeşitleri, çayın tarihi, çay kültürü, çay tadımları ve çay seremonileri gerçekleştiriyoruz. Workshoplar bireysel ve kurumsal olarak ve kişi sayısına göre talep dahilinde değişebiliyor.
 

10. Çayı çok seven bir ülke olarak dünya da çay kültürü ve sektöründe yerimiz nerede sizce?

Öncelikle çay üretimi yapan ülkeler arasında 5.sıradayız. Kişi başı çay tüketiminde dünyada 3.5kg ile 1.sıradayız. Türk siyah çayını günün her saatinde tüketiyoruz. Çaydanlık ismini verdiğimiz demleme ekipmanımız Rusya’nın semaverinden esinlenerek ortaya çıkmış. Dünyada en uzun demleme yapılan çay Türk siyah çayıdır. Türk çay kültürü dünyada ince belli bardak ve çay tabağımız ile bir figür olarak bilinen bir bütündür. Ve Türk insanının samimiyetini çay kültürüne yansıttığını kabul etmektedirler. Çin çay kültürü ile Türkiye çay kültür ve tarihini asla kıyaslamamak gerekiyor. Bölgesel olarak farklı yaklaşımlar söz konusu. Türkiye’de çaya dair yapılacak daha çok iş var. Ki bu konuda çok önemli çalışmalar yapılıyor. Bizler de gerek bireysel gerek de şirket olarak bu çalışmalara daima destek vermekteyiz.

11. Markanızın Türk ve dünya çaylarını nasıl temin edebiliriz?

Artizan Tea markasının Türk siyah çayını hepsiburada.com üzerinden temin edebilirsiniz. Artizan Tea web sitesinde son iki aydır güncellemeler gerçekleştiriyoruz, yakında www.artizantea.com web sitemizden tüm ürünlerimize ulaşabilir ve satın alabilirsiniz. Workshoplarımız ya da katıldığımız etkinliklerde de yine satın alma şansınız bulunuyor. Çay Danışmanlık hizmeti için de web sitemizden iletişim formunu doldurarak, info@artizantea.com mail adresimizden ya da iletişim numaralarımızdan bizlere ulaşabilirsiniz.
12. son olarak çay markası yaratmak ve bunu idare etmek zor mu?

Attığınız her adım markanın dünü, bugünü ve geleceği. Misyon dahilinde çalışma yapmazsanız tüketici için diğerlerinden farkınız olmayacak ve sizi onlardan ayıramayacaklardır. Bir çay markası yaratmak zor bir çalışma ama her süreci harika bir tecrübe

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 2 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık