SON DAKİKA HABERLERİ RİZE'NİN HABER SİTESİNDE


  • 03 Ekim 2017, Salı 11:38
İsmetKösoğlu

İsmet Kösoğlu

Rizeli Usta Gazetecinin Yorumuyla Dersim İsyanı

Dersim veya Tunceli isimli coğrafyaya iki kez gittim. Vahşi bir yapıdaki şehirde görev yapan dostları ziyaret ettiğimde Rize ye dönüşte gördüklerimi bu sütunlarda yazmıştım.

    Her zaman birileri tarafından açılım bahanesi altında ısıtılarak önümüze sürülen Dersim olayı nedir. Anlatıldığı gibi katliam mı yoksa isyanmıydı. Derlediğim notları köşeme taşımak istedim.

    Dersim İsyanı ya da Dersim Ayaklanması Tunceli’nde 1937 yılında meydana gelen geniş kapsamlı isyandır. Bu isyanı bastırmak için Türkiye Cumhuriyeti tarafından düzenlenen harekâta Dersim Harekâtı deniyor.

                   İsyanın Nedenleri ve İsyan Öncesi Genel Durum

    Osmanlı döneminde de Dersim Bölgesi'nde, özellikle Tanzimat'tan sonra, merkezi yönetime yönelik sık sık ayaklanmalar çıkmıştır

    Tunceli’de Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla Aşiretler, yönetimlerinin elinden alınmasına karşı çıkarak vergi vermek istememiş, askere gitmeyi kabul etmemişlerdir.

     1930'ların ilk yarısında bölgede meydana gelen ayaklanmalar bastırıldıktan sonra, 25 Aralık 1935 tarihli 2884 sayılı Tunceli Vilayeti'nin İdaresi Hakkında Kanun çıkarıldı. Buna göre Tunceli iline bir askerî Vali atanacaktı. Aynı zamanda dördüncü genel müfettiş sıfatını alan Vali General Abdullah Alpdoğan’da çok geniş askeri ve yargısal yetkiler vardı. Düzeni sağlamak ve güvenlik açısından gerekli gördüğü durumlarda ilde yaşayan kişileri ve aileleri, il sınırları içinde bir yerden bir başka yere göndermeye ve il sınırları içinde oturmalarını yasaklamaya da yetkiliydi.

      Yasanın uygulanmaya başlamasıyla 1937 başlarında yeni olaylar çıktı. Bölgede güvenlik sağlanamadı ve hükümet otoritesi kurulamadı.  Başbakan İsmet İnönü ise, Tunceli ilinde iki yıldır izlenen reform programının amacının bölgenin uygar bir hale getirilmesi olduğunu belirterek, programa karşı bölgede direniş olduğunu raporunda yazmış.

                                                Dersim Harekâtı

     Ayaklanma, Şeyh Hasan Kürt aşiretine mensup olan Aşiret reisi Seyit Rıza önderliğinde, asker ve vergi vermek istemeyen diğer aşiretlerce de desteklenen bir grup tarafından 20-21 Mart 1937 gecesi Harçik köprüsünün yıkılması, köprüyle Kahnut Bucağı arasındaki telefon hattının kesilmesi ve bölge asker kışlasına düzenlenen saldırı ile başladı. Kışladaki bütün askerler öldürüldü. Olaylar devam ederek Askeri kışla yakıldı.  Bu isyana Rize’den katılan askerler olduğunu bizzat biliyorum. İsyan bölgenin coğrafi durumu nedeni ile büyüdü. Ayaklanmayı Kureyşan Kürt aşireti başlattı ve özellikle Demenan, Haydaran ve Yusufan Kürt aşiretlerinin katılımı ile iyice genişledi. Ayaklanmaya toplam yaklaşık 6.000 kişilik bir grubun katıldığı söyleniyor.

     Vali-General Abdullah Alpdoğan düzenlediği ilk harekât başarısızlıkla sonuçlandı. Aşiretler ise bunun verdiği moralle tamamen silahlandı. Bu yüzden isyanı bastırmak iyice zorlaştı. Vali Abdullah Alpdoğan yanına aldığı 20.000 asker ile bölgeye gitti fakat dağları bir türlü aşamadı. Bunun sonucunda gerekli olanın bir hava saldırısı olmasına karar verdi. Gerekli onayı alınca Sabiha Gökçen'i davet etti. Sabiha Gökçen de kabul edip Hava Kuvvetleri'nden 3 uçak filosu ile havadan saldırı gerçekleştirdi. Uçaklar isyancıların saklandıkları en büyük yer olan Laş mevkiini yerle bir etti.   Yapılan harekât ile askerler bölgeye girdi. Bunun üzerine Seyit Rıza, bölge halkına zarar gelmesin diye Haydaran, Kureyşan, Demenan, Yusufan, Kırgan Kürt aşiretleri reisi ile birlikte teslim olduğu iddiası var. Böylelikle harekât, 13 Eylül 1937'de sona erdi.

                                     SABİHA GÖKÇEN 

     Askeri harekâttan sonra yapılan yargılama 15 Kasım 1937'de sona erdi. Ayaklanmanın lideri Seyit Rıza ile 6 kişi idam edildi. Çok sayıda Kürt ayaklanmacı değişik hapis cezalarına çarptırıldı.

     Ancak olaylar durulmadı ve 1938'de Kureyşan Kürt aşireti intikam için diğer Kürt aşiretlerini silahlanmaya davet etti ve ikinci Kürt isyanı başladı. Bunun üzerine başlatılan ikinci askeri harekât ile Eylül 1938'de ayaklanma tamamen bastırıldı. Direniş amacıyla kırsal alanda kalanların direnişi ise 1948'e kadar sürmüştür.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık