Rize

SON DAKİKA HABERLERİ RİZE'NİN HABER SİTESİNDE


  • 07 Kasım 2017, Salı 3:15
İbrahim HakkıZırh

İbrahim Hakkı Zırh

Ülkemizde Et Fiyatları Neden Pahalı

Biraz eskiler bilir Anadolu da bazı şehirlerimiz et üreticiliğiyle anılırdı. Et ve Süt kurumumuz vardı. Meralarımız vardı. Doğal yemlerimiz doğadaydı. Kırsalda her evde inekler veya koyunlar olurdu. Yaylalarımız vardı. Yaz boyu bu hayvanlarımız yaylalara çıkarılırdı.


Bu günlere baktığımızda köylerimiz deki insanlarımız geçinemediğinden büyük şehirlere göç etmişler. Yaylalarımızda oluşan otlar çürümeye terk edilmiş. Yemler teknolojiyle üretilmeye başlanmış ve fiyatlar katlamış. Hayvanları değerinde alacak bir kurumumuz yok. Hayvan da yok zaten.


Dünya da et fiyatlarına baktığımızda tüm fiyatların bizden ucuz olduğunu görmekteyiz. Ufacık ülkeler bile kendi üretimlerini yapıyorlar fazlasını dışarıya satabiliyorlar. Ülkemizde ucuz et yemek isteyenler Batum’dan, Bulgaristan’dan ve eğe de de adalardan kaçak ucuz et getirerek yamaya çalışmaktadır.


Hükümetlerimiz yıllarca bu soruna çözüm aramak adına uğraş verdiler. Ama nedense bu uğraşların sonucunu hiçbir zaman alamadık. En kolay yolu yapmaya çalıştık. Ucuz et ithalatına her zaman prim verdik. Ankus denen farklı cinslerden tutun da her türlü et getirtildi. 

zaman alamadık. En kolay yolu yapmaya çalıştık. Ucuz et ithalatına her zaman prim verdik. Ankus denen farklı cinslerden tutun da her türlü et getirtildi. Arjantin’den, Avustralya’ya kadar her ülkeden canlı hayvan aldık. Yine başaramadık. Şimdi de Sırbistan’dan karkas yani kesilmiş hayvan yani et olarak almaya başlayacağız. 
Şimdide süt ürünleri @ pahalanmış. Tabii normal bir sonuç. Devamında Yağ ürünleri, peynir ürünleri de paylaşacaktır.
Bu sorunun çözümünün nasıl olacağını bilen insanların olduğuna inanıyorum. Ama nedense bu işi hala çözemiyoruz. Et fiyatları her gün artmaya devam ediyor. Süt Ürünleri artıyor. Hayvan sayısı her gün azalıyor.
Biz kalkınmayı sanrım büyük kentlerde yapılan dev binaların çok olmasıyla eşit tutmaya başladık. Sanıyoruz ki ne kadar çok ve yüksek bina yaparsak o kadar kalkınırız. Bu binaları da Anadolu’yu büyük kentlere taşıma sevdasına düştük. Köyleri dahi boşaltmaya başladık. Anadolu insanını, sermayesini büyük kentlere taşımaya devam ediyoruz. Bizlere ülkemizin toprakları bizi doyurduğu gibi tüm Avrupa’yı doyurabileceği söylenirdi. Şimdi görüyoruz ki kendimizi dahi bu topraklardan alınan ürünlerle doyuramıyoruz. Samanı, pamuğu, pirinci, arpayı, mercimeği vs dışarıdan almaya başlıyoruz.


Yetkililere seslenmek istiyorum ama seslenmeden gereğinin yapılması gereken sorunlarımız var. Artık köylerimizi yeniden kazanmalıyız. Susuzluktan, işlenmemekten kuruyan çatlayan topraklarımız bizleri bekliyor. Yaylarımızda ki otlar çürümeden toplanmayı bekliyor.


Sistem artık bunu görmek zorunda dışarıdan almayla ne kadar daha götürebiliriz bu ülkeyi görmek lazım. Büyük şehirlerde yapılan dev konutlara verilen krediler artık üretim yapacak köylülere verilmelidir. Köylüye verilen akılcı krediler ülkemizi geleceğini kurtarmalıdır. Tabii verilen paralar akılcı eğitici programlarla verilmelidir. 
Anadolu bizleri de geleceğimizi de kurtarır. 


Mustafa Kemal Atatürk’ün  “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.” Sözü her zaman kulaklarımıza küpe olsun…

İbrahim Hakkı Zırh


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık