SON DAKİKA HABERLERİ RİZE'NİN HABER SİTESİNDE


  • 25 Mart 2018, Pazar 20:10
İbrahim HakkıZırh

İbrahim Hakkı Zırh

Ülkemizde Bilim Adamları Bilimden Çok Uzak !..

Ülkemizde son zamanlardaki gibi bilgi kirliliği, bilgi yoksunluğu olmamıştır. Hele hele bizi bilgileriyle yönlendirmesi gereken bilim adamları bu zamana kadar bu kadar aciz olmamışlardır. Bir eğitimci olarak ülkemiz adına üzülmemek elde değil.

Bilim adamları dediğimiz üniversite doçentleri, profesörleri bilimden tamamen uzak saçma sapan demeçler veriyorlar. İnsan hayret ediyor. Bunca yıl okuyorsun eğitiliyorsun bilim adamı oluyorsun ama kafa hala taş devri kafası olarak demeçler veriyorsun. Bunlar bizim okuduğumuz okullarda okudular aşağı yukarı aynı eğitimleri aldık. Ama bunlar aldıkları eğitimden çok belirli evlerde aldıkları eğitimleri daha baskın çıkıyor.


Bakıyorsunuz fizik öğretmeni derste aya çıkışı anlatıyor. Bilimsel bir konu öğrenciler ilgiyle izliyor. Hoca hemen bilimden çıkarak araya başka duyguları sokuyor. Aya gidenlerin ilk duydukları ses ezan sesi olduğunu söylüyor. Yahu uyduruk gazete haberlerinden duyduğu şeyleri doğru olduğuna inanarak bunu anlatıyor. Aya ayak basanların hiç biri Müslüman değil. Onlar duysa duysa papazın çanlarının sesini duyar bunu algılayamıyor.

Çanakkale’den bir üniversiteden bir doçent de çıkıp 1924 de camiler genelev olarak kullanılmış diye demeç veriyor. Hani siyasetçilerin hep oy uğruna doğruları saptırdığı şeyler vardır ya. Hep derler camiler ahır olarak kullanıldı diye. Orda kendilerini uyanık sayanlar savaş zamanı demezler. Camiler Topkapı Sarayındaki değerleri şeylerin Anadolu’daki camilere saklandığını onun için belirli camiler kapalı tutulduğunu anlatmazlar. Bu bilim adamı demeye utandığımız kişide nerden duymuşsa camileri geneleve dönüştürmüş.

Tabii doçent bunu derde Proflar durur mu onlarda neler yumurtladıklarını basında okuyoruz. Bir prof kadınlara tecavüzü kadınların açık giyinmesinden dolayı olduğunu söyleyerek tecavüzcüyü haklı çıkarmaktadır. Diğer bir prof, üstelik Rektör de “yabancı bir kadınla tokalaşmak ateş tutmaktan daha korkunçtur” diyerek bilimsel bir açıklama yapıyor. Bir başka Prof çıkıyor “namaz kılmayan hayvandır” diyor.

Tüm bunlara baktığımızda ülkemizin durumunu eğitimin seviyesini görebiliyoruz. Tabii tüm bunlara ülkemiz adına üzülmemek mümkün değil. Bilim üretmesi gereken bu kafalar bu düşüncelerle eğitime, gençlerimize, ülkemize nasıl bir faydaları olur anlamak mümkün değildir sanrım.

Tüm bunlara tepkileri de okuyoruz. Aklıselim insanların yanında bu görevlileri oralara atayan iktidar milletvekili Mehmet Metiner’in sözleri de kayda değerdir. Söyle diyor milletvekilimiz; sen rektör müsün, müftü müsün, şeyhülislam mısın? Senin görev alanına giriyor mu bu konu? Bunları söyleyenler istifa etmesi gerekir. Diyor.  Tabii istifa eden yok. Ta ki yeni demeçlere kadar unutacağız bu insanları.

Ülkemiz de din işleriyle ilgili en yüksek kurum Diyanet İşleri Başkanlığı’dır. Din işlerinde konuşması gereken bu kurum olmalıdır. Ama din konusunda o kadar az bilgimiz var ki. Din konusunda bilgi sahibi olmak isteyenlerin sordukları sorulara diyanet yetkilileri o kadar saçma yanıtlar vermektedirler ki. İnsanlar sormaktan vazgeçmektedir.

Uğur Mumcu’nun bir sözü gazetecikte hep örnek olmuştur. Mumcu şöyle demiştir.”bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın” . Öyle görülüyor ki bilim, bilimsel çalışma ve bilimsel sonuçlar bizim için çok uzak görünüyor.

İ.Hakkı ZIRH


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık