SON DAKİKA HABERLERİ RİZE'NİN HABER SİTESİNDE

Diyetisyen Büşra Kahya; Eyvah! Tatlı Krizi !

Canınız sürekli tatlı istiyor. Gözünüzün önünden çikolata, tatlı, reçeller eksik olmuyor; açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirli bir hal, yemekten sonra gelen aniden tatlı isteği gibi şikayetler insülin metabolizmasında bozukluğu düşündürür. Tatlı isteğinin insülinden bağımsız olan 3 nedeni daha vardır; damak tadı ve beslenme alışkanlığınızı bu şekilde alıştırmış olmanız veya aniden yoğun yaşanan duygu durum değişiklikleri ya da uzun süre aç kalmalar sonucu el ayak titremeleri, tatlı arayışları olabilir. Peki bunların önüne geçmek için ne yapılmalı?

Diyetisyen Büşra Kahya; Eyvah! Tatlı Krizi !

Özellikle fazla kilonuz varsa ve bu kilo karın bölgesinde toplanmış ise mutlaka bir dahiliye veya endokrinoloji uzmanına danışın. Bu durumda insülin direncinden şüphelenilir açlık kan şekerine, insülin ve glikoz metabolizma değerlerine bakılır. Bunun sonucunda yedikleriniz enerji olarak kullanılmayıp yağ olarak depolanır. Tatlı isteğiyle baş edebilmek için tıbbi değerlendirmelerin yanında beslenme düzeninde değişiklikler yapmak önemlidir.

Kahvaltı: Gün içinde kan şekeri bozukluklarını dengelemek için güne mutlaka kahvaltı ile başlayın.Kahvaltıda yumurta veya peynir olması günlük protein alımınız açısından tokluğunuzun sağlanması için önemlidir.

Ara öğünler: Ana öğünlerdeki besinleri azaltıp ara öğünlere ekleyin. Böylece uzun süre açlık durumları olmaz, kan şekeri düşmesi sonucu tatlı isteği artmaz.

İçinde asit olan gıdalar(yeşil zeytin, limonsuyu, sirke, mantar, havuç vs.)  besinlerin glisemik indeksini (besinlerin kan şekerini yükseltici etkisini) düşürür ki bunun nedeni mide boşalımını geciktirdiğindendir; besinlerinize ekstra ekleyebilirsiniz. Ara öğünlerdeki glisemik indeksi yüksek olan meyve suları, muz, incir yerine glisemik indeksi düşük elma, greyfurt, şeftali, erik, çilek tercih edilebilir.

Aç karnına meyve yemeyin: yanına mutlaka protein ekleyin. Protein şekerin daha yavaş emilmesini sağlar. Örneğin ikindi öğününüzde protein içeren besinlerin;  süt,ayran yoğurt, kefir veya badem/fındık/ceviz yanında, karbonhidrat içeren besinleri kepekli tost veya meyve ile beraber yapmanız gece tatlı isteğinizi azaltacaktır. Ceviz, fındık ya da badem gibi kuruyemişler de lif içeriği ve omega 3 ten zengin olduğu için tüketilebilmektedir.

Zeytinyağlı sebze yemeği ve yoğurt; akşam yemeği için iyi bir tercihtir.Özellikle lifli besinler olan, ıspanak, pazı, enginar, kereviz, taze fasulye gibi sebzeler tercih edilmelidir. Patates, pirinç ve makarna gibi glisemik indeksi yüksek besinler tercih edilmemelidir.Gece ara öğününde , 1 su bardağı tarçınlı süt tercih etmek, kan şekerini dengeli hale getirmektedir.

Sofra şekerinden uzak durun: Unlu gıdalar, pastane mamulleri, şekerlemeler, asitli içecekler ve alkolden ziyade kan şekerinizi daha yavaş yükselten bulgur, kepekli ekmek, kuru baklagiller, karabuğday, yulaf ezmesine yönelin.

Bol su tüketmeye gayret edin.

Omega 3’den zengin beslenip  ihtiyaç durumuna göre omega 3 desteği almaya çalışın.

Bol su tüketmeye gayret edin.

Omega 3’ den zengin beslenip ihtiyaç durumuna göre omega 3 desteği almaya çalışın.

B12 seviyesi, takip edilip, B12’den beslenmenizi arttırabilirsiniz.

D vitamini seviyesi takip edip dengelemeye çalışın.

Vitamin,mineral ve hormon seviyeleriniz  normal ise kendinize üç hafta zaman tanıyın. İşlenmiş şeker içeren ürünleri hayatınızdan çıkarın. Ekmek ve meyve porsiyonlarınızı yarı yarıya azaltın (kilo durumunuza göre ekmek 1 porsiyon, meyve 1-2 porsiyon olabilir.)Sebze, kurubaklagil, et, tavuk, balık, yumurta, peynir, yoğurt, badem, fındık öğünlerinizde düzenli bir biçimde tüketin. Uzun süre tatlı yemediğinizde canınızın tatlı istemediğini hatta hiç aklınıza gelmediğini göreceksiniz.

                                                                                       Diyetisyen Büşra Kahya/dyt.busrakahya@gmail.com

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık