SON DAKİKA HABERLERİ RİZE'NİN HABER SİTESİNDE

Hakikat Görünmek İçin Kalp Gözü Arar

Bakmak ve görmek arasındaki farkları anlatan, yorumlayan yazıları okumuş veya dost sohbetlerinde farklı yorumlar yapmışızdır. Çok tabii olarak yazılan yazılar veya yapılan yorumlar şahıslara göre farklılık gösterebilir. Mesela bir hekim hastasının fizik muayenesini yapar, bazı testler ve tahliller ister. Fizik muayene, test ve tahlillerde hastasında bizim göremediğimizi görür, uygun tedaviyi uygular, ilaç yazar veya bazı egzersizleri önerebilir.

Hakikat Görünmek İçin Kalp Gözü Arar

Bir mimar Ayasofya veya Süleymaniye camilerine bakar, bizim baktığımız fakat göremediğimiz inşaat tekniklerini, sanatları ve incelikleri keşif edebilir. Bu camiler hakkında kitap yazar, yazdığı kitap Üniversitede ders kitabı olarak okutulabilir.

Yine bir futbol maçını binler kişi televizyonlarda veya statlarda izler. Aynı maçı iyi bir teknik hoca izlediğinde binlerce kişinin seyrettiği maçta binlerin göremediklerini görür. Takımını oynanacak maçlara en iyi şekilde hazırlayabilir.

Aldığımız eğitim, edindiğimiz meslek, uğraştığımız sanat ve yaptığımız işe göre hepimizin baktığı aynı olsa da gördüğümüz farklıdır.

Fakat bir şey var ki insanların baktığında gördüğünün aynı olması istenir.

Kâinata, eşyaya, mahlûkata, hadiselere, hayata ve ölüme baktığımızda gördüklerimizin aynı olması istenir. Bu birliği, vahdeti sağlayacak itikadımız ve inancımızdır.

Bu vahdeti elde etmenin yegâne yolu; âleme bedenimizdeki kafa gözüyle değil kalp gözüyle bakabilmektir.

Kafa gözüyle âleme mahlûkata ve eşyaya yukarıdaki misallerde olduğu gibi farklı farklı bakarız. Elimizle dokunabildiğimiz eşyaların yumuşak veya sert olduğunu hissedebiliriz. Dilimizle gıdaların tadını alır acı veya tatlı olduğuna hükmedebiliriz. Binalar, arabalar, uçaklar, uzay mekikleri yapabiliriz.

Bir portakalın yetiştirilmesi için ihtiyaç duyulan iklimi ve toprak özelliklerini, bakımını, budamasını, gübre ihtiyacını, hasadını, muhafazasını, içerisindeki vitaminleri ve insan sağlığına olan faydalarını ziraat ve tıp ilimlerini okuyarak bilebiliriz.

Fakat bütün bunların ötesinde eşyanın hakikatini anlayabilmek için kafa gözünün yanında basiret dediğimiz kalp gözüne de ihtiyaç duyarız. Kalp gözünün görebilmesi için Kuran’ın nuruna ve Resulü Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın talimine, dersine ihtiyaç duyarız ki; o portakal ağacının kendine mahsus bir tarz ile kâinatın malikini zikrettiğini; yaptığı bu zikirden dolayı kendine has manevi bir lezzetinin olduğunu veya o portakal ağacının tohumdan ta meyvedar bir ağaç oluncaya kadar hayatının her anında hayat, ilim, irade, hikmet ve kudret sahibi bir Yaratıcının emr-i tahtında olduğu bilgisini “Şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi ve şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi ve insaniyet-i kübra olan İslâmiyetin mâ ve ziyâsı, ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi” olan Kur'an-ı Azimüşşan ve onun Mubelliği olan Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam bilinmeden bilinebilir mi?

Kafa gözüyle herkes bu âleme sadece bakar, hakikat ise görünmek için kalp gözü arar.

Remzi SEKBAN

remzisekban@hotmail.com

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 2 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık